24 Temmuz 2007
13 Temmuz 2007
Kapari / Capparis spinoza
Yurdumuzda Akdeniz ikliminin hakim olduğu Batı Anadolu illeri başta olmak üzere, Orta Anadolu'da Tokat ve civarında, Doğu Karadeniz ve Güneydoğu illerinde doğal olarak yetişen Gebreotu (Gebereotu), çalımsı yapıda, dik ve yatık olarak büyüyen dikenli bir bitkidir.
Fosfor, potasyum ve kalsiyumca zengin kalkerli ve killi toprakları seven ve güneşten hoşlanan bir bitki olması nedeniyle, güneye bakan yamaçlarda kandiliğinden yetişir ve iyi gelişir. Capparaceae familyasından olan gebereotunun Capparis spinosa ve C. ovata olmak üzere iki türü mevcuttur.
Doğada kendiliğinden yetişmekte olan gebereotunun üretimi genellikle tohumla olmaktadır. Tohumlar Ağustos ve Eylül aylarında karpuzcuk şeklinde olan meyvalardan elde edilir. Karpuzcukların içindeki mercimekten küçük olgun kahverengi tohumlar, suyla yıkanıp güneşte kurutulur. Bu tohumlar, ince elekten elenmiş eşit orandaki yanmış koyun gübresi, orman toprağı ve yıkanmış dere kumundan oluşan harçla hazırlanan fidan yastığına Mart ayı sonunda ekilir.
kasım-nisan aylarında fidelikten sökülen fidanlar, sonbaharda derin sürüm yapılan arazilere kasım ayından itibaren dikilebilir. Dikim mesafesi 2X2 m olmalıdır. Bu mesafelerde ve yaklaşık 20 cm derinlikte açılan çukurların dibine bir miktar yanmış hayvan gübresi konulup toprakla karıştırıldıktan sonra fidanlar dikilir ve sıkıştırılır.(her çukura 1 ile 4 fidan dikilebilir.)
Gebereotunun "kapari" denilen çiçek tomurcukları Mayıs ayı ortalarından itibaren toplanmaya başlanır. Genellikle 10 mm'nin altındaki nohut şeklindeki tomurcuklar, toplama merkezlerinde % 20'lik tuzlu suda yada bir kat tuz bir kat kapari şeklinde katlanarak muhafaza edilir.
1.Cinsel Gücü Artırıcı
2.Kabızlık giderici
3.İdrar söktürücü
4.Balgam söktürücü
5.Solucan düşürücü
6.Ağrı kesici
7.Romatizma
8.Felç
9.İskorbit hastalığı
10.Kan bozuklukları
11.Gut hastalığına
12.Antitümör
13.Hemoroid
14.Dalak büyümesi
15.Kalça rahatsızlıkları
16.Adet düzenleyici ve sancıları
17.Diş ağrıları
18.Karaciğer fonksiyonlarını düzenleyici
19.Multipl Skleroz MS hastalığı
kapari
osmancik
thehealthnews
ziraatci
denimeks
12 Temmuz 2007
Araknoloji Derneği
Arthropoda filumunun "Arachnida (Araknida)" sınıfına mensup canlılarını (Örümcekler, Akrepler, Yalancı Akrepler, Ot Biçenler, Böğüler) inceleyen bilim dalına "Araknoloji" adı verilir
Araknoloji Derneği sitesinden bu konurlda bilgi elde edebilirsiniz.
Mürtapot
Hawaii adası açıklarında ilginç bir canlı türü ortaya çıkarıldı. Baş kısmı mürekkep balığına, alt kısmı ise ahtapota benzeyen deniz hayvanının yeni bir canlı türü olduğu sanılıyor.
Big Island (Büyük Ada) açıklarında bulunan ve "mürtapot" olarak anılan canlı, Doğal Enerji Laboratuvarları'nın deniz dibindeki borularına takılınca yakalandı. Bin metre derinden geçen borularda canlıyı bulan Jan War adlı biyolog "İlk gördüğümüzde büyük bir heyecan yaşadık. Çünkü yeni bir canlı türüydü ve canlı olarak elimize geçmişti" dedi. İnceleme altına alınan canlıya ne isim verileceği henüz belli değil. Biyologlar ahtapot ve mürekkep balığı kelimelerinin İngilizcelerini birleştirip "octosquid" diyor
Big Island (Büyük Ada) açıklarında bulunan ve "mürtapot" olarak anılan canlı, Doğal Enerji Laboratuvarları'nın deniz dibindeki borularına takılınca yakalandı. Bin metre derinden geçen borularda canlıyı bulan Jan War adlı biyolog "İlk gördüğümüzde büyük bir heyecan yaşadık. Çünkü yeni bir canlı türüydü ve canlı olarak elimize geçmişti" dedi. İnceleme altına alınan canlıya ne isim verileceği henüz belli değil. Biyologlar ahtapot ve mürekkep balığı kelimelerinin İngilizcelerini birleştirip "octosquid" diyor
11 Temmuz 2007
Hibiskus, Hibiküs, Hibiscus sabdariffa /Karabamya
Afrika Bamyası Familyası: Ebemgömecigiller, Malvengewaechse, Malvaceae
Drugları: HibiskusÇiçekleri: Hibisci flos
Hibiskus’un aslında çiçeklerinin kupa yaprakları ve dış kupa yaprakları çay ve natürel ilaç yapımında kulanılır. Taç yaprakları ise kulanılmaz.
Giriş: Eskiden hibiskus türleri ile bamya türleri birlikte zikredilir iken günümüzde ebemgömecigillerin bir alttürevi olan bu iki tür ayrı alt gruplara ayrılmıştır. Bu nedenle hibiskus Türkiyede karabamya veya Afrika bamyası diye anıla gelmiştir.
Botanik: Genelikle bir yıllık bir bitki olup boyu 2 metreye kadar ulaşan , çok çatalı otsu bir bitkidirYaprakları gövedeye oturmuş üç parça ortadaki parçası uzunca ucu sivri dil şeklinde kenarları kertikli koyu yeşil renklidir.
Çiçekleri beyaz veya hafif pemepemsi beyaz geniş kalp şeklinde göbeğe doğru koyu vişneçürüğü rengini alan taç yaprakları beş adet olup vede ortada bir demet sarı dölenme tozluğu bulunur.
Taç yaprağını kavrayan kupa yaprakları açık veya koyu vişneçürüğümsü yeşil renkte olup üzeri tüylü, kalın etli bir yapıya sahiptir vede bunu etrafını çeviren ayrıca 8-12 adet daha ince, küçük dış kupa yaprakları mevcuttur. Çay ve natürel ilaç yapımında bu kupa yaprağı ile dış kupa yaprağı kulanılır diğer kısımları kulanılmaz.
Yetiştirilmesi: Eskiden vatanı Sudan olan bu bitki günümüzde hemen hemen tropik ve subtropik ülkelerde yetişmekte ve hatta Almanya gibi iklimi ılıman olan ülkelerde bile yetişmektedir. Türkiyenin hemen her bölgesinde yetiştirilebileceği kanatindeyim.
Hasat zamanı: Çiçekleri solduktan sonra kupa yaprakları tekrar kapanır ve kurumaya başlar bu zaman toplanır ve kurutulduktan sonra nemde uzak bir yerde porsenal kablarda muhafazaedilir.
Kulanılması:
Drugları: HibiskusÇiçekleri: Hibisci flos
Hibiskus’un aslında çiçeklerinin kupa yaprakları ve dış kupa yaprakları çay ve natürel ilaç yapımında kulanılır. Taç yaprakları ise kulanılmaz.
Giriş: Eskiden hibiskus türleri ile bamya türleri birlikte zikredilir iken günümüzde ebemgömecigillerin bir alttürevi olan bu iki tür ayrı alt gruplara ayrılmıştır. Bu nedenle hibiskus Türkiyede karabamya veya Afrika bamyası diye anıla gelmiştir.
Botanik: Genelikle bir yıllık bir bitki olup boyu 2 metreye kadar ulaşan , çok çatalı otsu bir bitkidirYaprakları gövedeye oturmuş üç parça ortadaki parçası uzunca ucu sivri dil şeklinde kenarları kertikli koyu yeşil renklidir.
Çiçekleri beyaz veya hafif pemepemsi beyaz geniş kalp şeklinde göbeğe doğru koyu vişneçürüğü rengini alan taç yaprakları beş adet olup vede ortada bir demet sarı dölenme tozluğu bulunur.
Taç yaprağını kavrayan kupa yaprakları açık veya koyu vişneçürüğümsü yeşil renkte olup üzeri tüylü, kalın etli bir yapıya sahiptir vede bunu etrafını çeviren ayrıca 8-12 adet daha ince, küçük dış kupa yaprakları mevcuttur. Çay ve natürel ilaç yapımında bu kupa yaprağı ile dış kupa yaprağı kulanılır diğer kısımları kulanılmaz.
Yetiştirilmesi: Eskiden vatanı Sudan olan bu bitki günümüzde hemen hemen tropik ve subtropik ülkelerde yetişmekte ve hatta Almanya gibi iklimi ılıman olan ülkelerde bile yetişmektedir. Türkiyenin hemen her bölgesinde yetiştirilebileceği kanatindeyim.
Hasat zamanı: Çiçekleri solduktan sonra kupa yaprakları tekrar kapanır ve kurumaya başlar bu zaman toplanır ve kurutulduktan sonra nemde uzak bir yerde porsenal kablarda muhafazaedilir.
Kulanılması:
a-) Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapılmamıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Hibiskus yerine göre daha etkili olan başka bitkiler kulanılmalıdır örneğin: Pekliğe karşı Ravent-, Keten-, Sinameki-, Nane-, Akdiken-, veya Gökçek İksiri daha etkildir.
b-) Komisyon E’nin Alman sağlık bakanlığına bağlı olarak çalışan Komisyon E’nin 01.02.1990 tarih ve 22a nolu monografi bildirisine göre hibiskusun tatlandırıcı, renk verici ve aroma verici olarak kulanılabileceği açıklanmıştır.
c-) Afrikada halkarasında müshil yapıcı ve renk verici olarak kulanılır. Ayrıca çok az oranda iştahaçıcı ve iltihapları önleyici özeliği olduğu ileri sürülmektedir. Fakat Afrikada asıl hararete karşı serinletici olarak kulanılmaktadır.
Çay: Bir kahve kaşığı ince kıyılmış, kurutulmuş hibiskus kupa yaprağı demliğe konur ve üzerine 300-400 ml kaynarsu doldurulduktan sonra 5-10 dakika demlemeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.
Yantesiri: Bilinen bir yantesirir yoktur.
kaynak
Hibiskus üzerine site
b-) Komisyon E’nin Alman sağlık bakanlığına bağlı olarak çalışan Komisyon E’nin 01.02.1990 tarih ve 22a nolu monografi bildirisine göre hibiskusun tatlandırıcı, renk verici ve aroma verici olarak kulanılabileceği açıklanmıştır.
c-) Afrikada halkarasında müshil yapıcı ve renk verici olarak kulanılır. Ayrıca çok az oranda iştahaçıcı ve iltihapları önleyici özeliği olduğu ileri sürülmektedir. Fakat Afrikada asıl hararete karşı serinletici olarak kulanılmaktadır.
Çay: Bir kahve kaşığı ince kıyılmış, kurutulmuş hibiskus kupa yaprağı demliğe konur ve üzerine 300-400 ml kaynarsu doldurulduktan sonra 5-10 dakika demlemeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.
Yantesiri: Bilinen bir yantesirir yoktur.
kaynak
Hibiskus üzerine site
wikipedia
02 Mayıs 2007
27 Nisan 2007
Yeleli Tavşan
Yeleli tavşan adından da anlaşılacağı gibi yelesi ile ünlenmiştir başının etrafındaki yele adı verilen tüyler ile çevrilidir bazen bu tüyler arka bacaklarının üstün dede bulunur ağırlıkları1000 -1300 gr arasında değişmektedir dişilerin gebelik süresi 30–35 gün yavru sayısı 4–6 adet arasındadır.Doğum yapacak dişi tavşanın yanına sandık veya başka bir malzemeden içine girip yavrulayacağı doğum kutusu yapılmalı içine kuru ot veya saman konulmalıdır. Tavşan bunun üzerine kendi karın ve göğüs tüylerini yolarak yuva hazırlar. Yavrular doğduktan sonra sık sık elimize almamız anneyi rahatsız eder yavrular büyüyünceye kadar elimize almamız gerekir.
Tavşanlara yiyecek olarak arpa, yulaf, buğday, yonca, fiğ, çayır otu verilebilir. Ayrıca kuzu besi yemi özellikle yavruların gelişimi için faydalıdır.
Senelerden beri yanlış bilinen bir konuda tavşanların kulaklarından tutulup taşınmasıdır. Kulaktan tutmak hem hayvana acı verir hem de vücudunda zarara ve strese yol açar. Tavşanlar asla kulaktan tutularak taşınmalıdır. Sağ el ile omuz derisinden tutup sol el ile de alt tarafından desteklenmelidir
Kaynak
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









